ana sayfa duygulu sözler


İslami Sözler

Sayfamız islami sözler sayfası olup çok güzel islami mesajlar, islami söz veya sözler var.

Eden kendine eder.

İslamiyetin en büyük düşmanı ingilizlerdir. Dünyanın her neresinde olursa olsun, islamiyyet aleyhine bir hareket olursa, biraz karıştırırsanız, altından ingiliz oyunu çıkar. O kadar sinsidir ki, karıştırmadan belli olmaz.

Namaz kılanın dünya işi bile ahiret işi sayılır. Namaz kılmayanın ahiret işi bile dünya sayılır.

Allahü teala kendine yapılan kötülükleri afv ettiği halde, Habibine yapılanları afv etmiyor.

Sultana edebsizce hizmet edenin dünyası, Evliyaya edebsizce hizmet edenin ahireti yıkılır.

Namazda selam verirken bütün müminlerede verilir, namaz kılmayanlar bundan mahrum kalır.

Allahü teâlâ, bir isteyene bin veririm buyuruyor.

Allahü teâlânın dostları, Allahü teâlânın yaptığı her şeyden zevk alırlar. Sıkıntı, elem ve dertlerden nefs zevk almadığı için, daha çok hoşlanırlar.

Musluman selamlaşırken en azindan esselamu aleykum demelidir, Selam degil. Cunki, Selam Allahin isimlerinden biri. Birisine Allah diyemedigimiz gibi Selam da diyemeyiz.

Îmâna nasıl şükr edilir? Âyet-i kerîmeler bunu bildiriyor. Diyor ki, "Ey mü'minler, ey îmânla şereflenenler, bu ni'metin şükrünü ifa edebilmek için birbirinizi seviniz." Bizi bu yola, bu cihâda sürükleyen îmân ni'metinin şükrünü ifa etmek için hubb-i fillah ile şerefleneceğiz. Birbirimizi seveceğiz. Birbirimizin kalbini kırmakdan titreyeceğiz. Zaten mü'minin kalbini kırmak, mü'mini incitmek harâmdır. Hele böyle mücahid kardeşlerimizi incitmek, hele hele darılmak, münakaşa etmek; Allah muhafaza etsin.

Resulullah "sallallahü aleyhi ve sellem" buyurdu ki, (Zemân gelir ki, o zemanın müslümanları, bugün sizin yaptığınız ibadetlerin onda birini yaparsa, ahirette azabdan kurtulurlar.) Sebebini sorduklarında, (Çünkü, sizler hayr işlemeğe çok yardımcı buluyorsunuz. Onlar yardımcı bulamayacakları gibi, çeşitli engellerle de karşılacacaklardır. Gafiller, cahiller arasında garib kalacaklar) buyurdu.

Allahü teâlâ, hiç bir şeyi yaratmadan önce Server-i âlem sallallahü aleyhi ve sellem efendimizin mübârek nûrunu yarattı. Kur'ân-ı kerîminde Peygamber efendimize hitâben; "Seni âlemlere rahmet olarak gönderdik" buyruldu. Hadîs-i kudsîde; "Sen olmasaydın, sen olmasaydın, mahlûkâtı yaratmazdım" buyrulmuştur.

Bütün kemâlât ve faziletler büyüklerin sohbetindedir. Onların sohbeti ele geçti mi, herşey ele geçmiş demektir.

Allahü tealaya daha yakın olanların bize yardımları daha çok olacaktır. Amma uygun hale gelmek lazım. Günah işlememek lazım. Büyüklerden feyz almayı bilin. Feyz yollarını kapatmayın. Büyüklerden feyz devamlı gelir ama kovayı ters çevirmemek lazım. Kovayı ters çevirirsen feyz alamazsın. Nisan yağmuru gibi gelir ama kenardan akıp gider. Feyz almaya dikkat edelim. Allahü tealanın sevgili kulları sağlıklarında iken kınındaki kılıç gibidirler. Öldüklerinde kınından çıkmış gibi tesirli olurlar.

Bir insan ne kadar alçak gönüllü olursa, onu melekler o kadar yukarı çeker. Ne kadar kibirli olursa, o kadar aşağı çekerler, yerin dibine geçirirler.

Şükür demek, bir nimet ne için verilmişse onun için kullanmaktır. Göz nimetinin şükrünü yapmak için, Allahü teâlânın bak dediği yere bakılır, bakma dediği yere bakılmaz.

Allahü teâlâ her maddede faide ve zararlar yaratmıştır. Allahü teâlâ çok merhameteli olduğu için Peygamberler göndererek herşeyin faidelerini ve zararlarını bildirmiş, faideli şeyleri yapmayı emretmiş, zararlı şeyleri yasak etmiştir. Bu emirlere farz, yasaklara haram ve dünya denir. Bu emir ve yasaklara şeriat denir. Dünyadan sakınınız demek haramlardan sakınınız demektir. Bunu anlamak lazım. Dünyanın ikinci manası, ölmeden evvelki hayat demektir. Bu dünyadaki zevklerin, lezzetlerin hiç biri haram değildir. Bunların zararlı şekilde kullanılmaları haramdır. Faideli olarak kullanılmaları farz veya sünnettir.

Eshâb-ı kirâmdan bir zât diyor ki, "Peygamber efendimiz, Bayram günü hutbeye çıkıyordu. Merdiven üç basamakdı. Birinci basamağa çıktı. Bir şeyler söylüyordu. Kulak verdim işitdim. Buyuruyordu ki: (Yâ Rabbi, Sen, bir kulunu, anasını-babasını gördüğü halde, onların hizmetinde kusur eden, kalblerini inciten, onların rızasını, düâsını almayanı Cehenneme sok.) Ben de âmin dedim" buyuruyor. O halde birbirimizi seveceğiz, amma, anamızın, babamızın da kıymetini bileceğiz, onların rızalarını düâlarını alacağız, gönüllerini alacağız. Ananın, babanın evladına düâsı, Peygamberlerin ümmetine düâsı gibidir.

Müslümanların, Allah adamlarının yüzüne bakmak ibadettir, sevaptır.

Mürşid-i kâmil demek, Hakk'ı Hak, bâtılı bâtıl bilen zat demektir. Onlara kavuşanın ve hatta onların sâdık bendelerine, talebelerine kavuşanın en büyük kârı, Hakk'ı Hakk, batılı batıl bilmesidir. Bu ise, erişilmesi en zor noktadır. Dünyada en zor şey, doğruyu bulmaktır.

Allahü teâlâ islam düşmanlarına azap etmekte niye acele etmiyor diye merak ediliyor. Buraya bir karınca gelse ve bize kafa tutsa biz onu muhatap kabul eder miyiz? Kainata kıyasla derya yanında damla bile olmayan bu dünyada, yine dünyaya kıyasla deryada damla olmayan insanı da Allahü teâlâ muhatap kabul etmiyor. Namaz hariç... Kul Allahü ekber deyip de namaza durduğunda Allahü teâlâ onu muhatap kabul ediyor.

Allahü teâlânın sevgili kullarını tanımak şarttır. Büyükleri inkâr eden her şeyden mahrumdur. Büyükleri tasdik eden, değil kendisine, yedi sülalesine faydalı olur.

Sıkıntılar mücahidlerin aşkını, hevesini arttırır.

1 2 3 4 5 Son 
Sevgiler hiç bitmesin duygusal sözler hazırladık.

Komedi