Dini Sohbet Dini Güzel sözler Dini öğütler İçimizdekiler dökülüyor
duygusal sözler ana sayfası
ana sayfa en duygusal sözler





Dini Sohbetler

Dini Sohbetler

Sayfamızda; Dini Sözler kategorisi altına Dini Sohbetler kısa yazılar sözler ve mesajlar hazırladık.

Bu dünyaya gönderiliş amacını ve bu dünyadaki vazifelerini neden unutursun ey mel’un!

Büyüklüğün ölçüsü hangi vasıf kabul edilirse edilsin, insanlık tarihinin altın harflerle kaydettiği en büyük insan Hz. Muhammed’dir. (sav)

Yaprağa yeşili katan, dalda meyveyi yaratan, gülde kokuyu unutmayan yalnızca sensin ey Rabbim!

Dünya ve ahiret nimetlerine kavuşmak, ancak ve yalnız dünya ve ahiretin efendisi olan Hz. Muhammed’e (sav) tabii olmaya bağlıdır.

Peygamber (sav) efendimiz ayağı şişince ye kadar namaz kılardı. Bizlerin ise dünyanın peşinden koşmaktan ayaklarımız şişiyor.

Arkadaş seni Allah’ı zikretmekten hangi şey alıkoyuyorsa hakikatte asıl sevdiğin şey o’dur.

Dört binden fazla sünneti seniyye vardır. Senin bu sünnetlerden uydukların mı daha fazladır, yoksa terk ettiklerin mi?

Zikrullah, öyle bir kaledir ki, okuyanı hem zahir düşmandan, hem de batın düşmandan korur.

Size ne oluyor da dünyada kazandığınız az bir şeye seviniyor, ahirette kaybettiğiniz birçok şeye üzülmüyorsunuz? Hz. Ali (r.a.)

Ebedi saadeti, fani dünyada arayıp arzulamak, gafletin ve akılsızlığın en koyu halidir.


Ne zaman bir yağmur bulutu görsem, aklıma, orta büyüklükteki bir yağmur bulutunun içinde 300 bin ton su taşıdığı gelir..

Öyle pamuk gibi yumuşacık, tüy gibi hafif gözüken bulutların, aslında yüz binlerce ton ağırlığında olmalarına rağmen, gökyüzünde, düşmeden ipsiz ve direksiz durdurulmalarını ibretle seyrederim..

Ve rüzgarın önüne katılıp, ormanlardan yaylalara, bağlardan bahçelere, köylerden şehirlere, ülkelerden kıtalara taşınmalarını, dağları, derin puslu vadileri, geniş düz ovaları ve engin mavi denizleri aşmalarını hayal ederim..

Yüz binlerce ton suyu, dünyanın bir köşesinden, bir başka köşesine, gürültüsüz patırtısız alıp götürülmesine hayret ederim..

İşte size Allah-ü Teala’nın güç, kudret ve azametine gösterilebilecek eşsiz bir örnek daha..


Kul, kıldığı namazdan tat, feyiz alamıyorsa, o kul hala ham, yani imanı kemale ermemiş demektir.

Ottan, samandan süt yapan, bir damla meniden insan yaratan, küçük bir çekirdekten koca bir ağacı meydana getiren Allah’a hayranlık duymuyorsun da, kafirin elektriği icat etmesine mi hayran kalıyorsun a gafil! Edison’a ampulü bulduğu için övgüler yağdırıp, insanlığı ısıtıp aydınlatan güneşin ‘yaratanını’ görememek, acizliğin ve basiretsizliğinin en belirgin halidir.


Şükür, nimeti verene karşı duyulan minnetin açık bir göstergesidir.

O yüzden, kendisinden bir iyilik gördüğümüz kişiye teşekkür ederiz.

Şükür ve minneti en çok hak edense, mülkün mutlak sahibi olan Allah-ü Teala’dır.

Zaman zaman nankörlük edip, elimizdekini azımsıyor olsak da, nimet deryasında yüzdüğümüzü kimse inkar edemez.

En basitinden bir ihtiyacımızı gideren kişiye minnetimizi defalarca dile getirirken, sayısız ihtiyacımızı karşılayan Rabbimize şükrü hakkıyla yerine getirebiliyor muyuz?

Mesela göz ameliyatımızı başarıyla gerçekleştiren doktora bu çabasından dolayı defalarca teşekkür ediyoruz. Aynı teşekkürü o gözü yoktan var eden Rabbimize karşı da yapmamız gerekmiyor mu?


Ebu Kilabe anlatıyor:

Ebu Derda (r.a) bir gün büyük bir günah işlemiş bir adamın yanına uğradı. Oradakiler adama küfür sayıyorlardı.

Ebu Derda (r.a) bu gruba sordu:

Bu adam bir kuyuya düşseydi kendisini çıkarmaya çalışmaz mıydınız?

Çalışırdık.

Öyleyse kardeşinize sövmeyiniz de sizleri onun durumuna düşmekten koruyan Allah’a Şükür ediniz!

Sen ona buğz etmiyor musun?

Ben ona değil, onun yaptığı işe buğzediyorum. O işi bıraktığında benim kardeşimdir.


Aişe validemizin hizmetçisi Ümmü Dürde anlatıyor:

Bir gün Aişe (r.a.)’a yüz bin gümüş para getirildi. Paranın hepsini dağıttı. Kendisi oruçluydu.

Ben; “Dağıttığın o paradan bir gümüş ayırarak et aldırıp onunla iftar edebilirdin” dedim.

O; “Daha önce hatırlatsaydın öyle yapardım.” karşılığını verdi.


Hz. İsa (a.s) bir gün bir hastaya rast geldi. Hasta adam hem felçli, hem cüzzamlı, hem de alaca hastalığından ıstırap çekiyordu ve üstelik gözleri de görmüyordu. Buna rağmen adam hiçbir şikayet etmeden, Allah’a Şükür olsun. Rabbim birçok insanın uğradığı dertlerden beni kurtardı diye şükretmekteydi.

Hz. İsa (a.s) sordu: Nedir o dertler?

Adam şu güzel cevabı verdi:

“Ya İsa, neler olacak, Allah’ı tanımamak, O’na inanmamak. Rabbime hamdolsun ki beni zatını tanımama bilgisizliğinden kurtarıp marifet kaftanıyla şereflendirdi.”


Bir yolcu; üç beş günlüğüne misafir olarak kalacağı otel odasına valizler dolusu elbise ve eşya ile gitse;

Beş günün sonunda ise her şeyini otel odasında bırakıp evine dönse akıllıca bir iş yapmış olur mu?

Dünya hayatımız, ahiret hayatımızın yanında göz açıp kapamak kadar kısa sayılır.


Bir gün İbn-i Sina, bir münazara sırasında Ebu Said Ebu-l Hayra: Allah kainatın neresinde? diye bir soru sorar. Ebu Said bu soruya, Allah’ın mekandan münezzeh oluşuna bir misal olarak şu cevabı verdi:

Ey İbn-i Sina! Sen hekimsin. Ruhun vücudunun neresinde olduğunu söyle, ben de sana Allah’ın kainatın neresinde olduğunu söyleyeyim.


Şeytan malı ya israf ettirir veya cimrilik ettirir. Hayra harcamaktan alıkoyar. Yoksul olursun, elin daralır diye korkutur. Sadakanın malı azaltmayacağı ise ayet-i kerimede şöyle bildirilmiştir.

Mallarını Allah yolunda harcayanların hali, yedi başak bitiren ve her başağında yüz dane bulunan bir tohuma benzer. Allah dilediğine daha fazla da verir. (Bakara Suresi, 261) Peygamber efendimiz (a.s.m.), yemin ederek: Sadaka vermekle mal azalmaz buyurdu.




sende söz gönder


Benzer İçerikler


İftar Sözleri

Yep yeni iftar sözleri 2016 En güzel iftar mesajları …

cizgi
İslami Sözler

Müslümanlara islami sözler sayfası olup çok güzel islami mesajlar, …

cizgi
Dini Mesajlar

Dini Mesajlar, İslami Mesajlar, en güzel dini sms mesajları, …

cizgi

Duygularımız yazılarda saklı Duygusal Sözler ve şiirler bulunuyor.
Komedi